Hakan Günday Daha: Kitap İncelemesi ve Okuma Deneyimi
“Babam katil olmasaydı ben doğmayacaktım.” Hakan Günday’ın Daha romanı bu cümleyle açılıyor. İlk sayfadan itibaren bir şeylerin farklı olduğunu hissediyorsunuz. Bu, rahat bir akşam okuyuşu değil; sizi içine çekip bırakmayan, bazen rahatsız eden, bazen nefes aldırmayan bir roman.
Bu yazıda Daha’yı hem bir okuyucu gözüyle hem de romanın arka planını bilerek değerlendireceğim: kim yazdı, ne anlatıyor, neden bu kadar konuşuluyor ve sizi bekleyen ne var?
Hakan Günday Kimdir?
Hakan Günday, 29 Mayıs 1976’da Rodos’ta doğdu. Diplomat bir babanın oğlu olarak çocukluğunu Brüksel başta olmak üzere çeşitli Avrupa şehirlerinde geçirdi. Hacettepe Üniversitesi’nde Fransızca Mütercim Tercümanlık bölümüne başladı, ardından Brüksel’de Siyasal Bilimler okudu.
İlk romanı Kinyas ve Kayra‘yı 2000 yılında yayımladı. Türkiye’nin ilk yeraltı romanlarından sayılan bu kitapla birlikte edebiyat dünyasında kendine has bir ses olarak tanındı. Zargana, Piç, Malafa, Azil, Ziyan, Az, Daha ve Zamir adlı romanlarıyla kendi okuyucu kitlesini yaratan Günday, Fransız yazar Louis-Ferdinand Céline’in etkisiyle şekillenmiş bir yazarlık anlayışına sahip. Fransız edebiyat çevreleri onu “Türk avangard edebiyatının korkunç çocuğu” olarak tanımlıyor.
Günday’ın romanlarındaki karakterler genellikle benzer bir ruh hali taşır: hiçbir yere ait hissedememe, yalnızlık, toplumdan kopukluk ve şiddete eğilim. Bu, bir rastlantı değil; bilinçli bir yazarlık seçimi.
Hakan Günday Daha Romanı Hakkında
Daha, Ekim 2013’te Doğan Kitap tarafından yayımlandı. 392 sayfalık roman dört bölüme ayrılmış; her bölümün adı Rönesans döneminin resim tekniklerinden geliyor: Sfumato, Cangiante, Chiaroscuro ve Unione. Bu tercih tesadüf değil; Gaza’nın ruh hali ve iç dünyasının değişimleri her bölümde farklı bir ton kazanıyor.
Romanın ana kahramanının ismi Gazâ. Babası insan kaçakçısı, kendisi de henüz 9 yaşında bu işin içine sürükleniyor. Yani hayata ve insana dair öğrenmemesi gereken ne varsa hepsini tam da öğrenebilecek yaşta öğreniyor.
Hakan Günday Daha’nın Konusu: Gaza’nın Karanlık Dünyası
Daha, göçmen ve mülteci hikayelerinin sıkça işlendiği günümüzde alışılmadık bir perspektiften bakıyor bu meseleye. Kaçmaya çalışanları değil, onları kaçıranlardan birini anlatıyor. Bu seçim romanı hem özgün hem de rahatsız edici kılıyor.
Gaza, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki coğrafi konumunu çok erken yaşta kavramış bir çocuk. Kamyonlar, sınırlar, karanlık depolar ve insan yükleri. Babası bu işin patronu, Gaza ise hem çırağı hem de kurbanı. Roman; saflığın yitirilişini, iyiliğin nasıl öldürüldüğünü ve bir çocuğun nasıl canavara dönüştürülebildiğini anlatıyor.
Kitap boyunca takip ettiğiniz Gaza; 9’dan 24 yaşına kadar uzanan bir yolculukta şiddet, yalnızlık, suç ve vicdan azabıyla yüzleşiyor. Günday, Gaza’yı anlaşılabilir kılıyor; bu en çok zorlayan kısmı. Çünkü yaptıklarına rağmen onu tamamen dışlamak mümkün olmuyor. Hiç seçim şansı olmamış birine bakıyorsunuz çoğu zaman.
The Economist, Daha’yı “hırslı, sürükleyici, fakat taviz vermez bir biçimde kasvetli” olarak nitelendirdi. Bu tanım oldukça yerinde.
Daha’yı Okurken Yaşadıklarım
Bu kitabı bana sanal dünyada tanışıp gerçek hayatta da bir kez görüştüğüm, benim için çok değerli olan Elif Abla hediye etti. Uzun bir süre iş yoğunluğu ve sınavlar nedeniyle okumayı erteledim. Sonunda elimdeydi ve ilk sayfayı açtım.
Kitabı elime ilk aldığımda beni nelerin beklediğini bilmiyordum. Ama okudukça okumak istedim. Hani derler ya, çok sürükleyici, okudukça okursun diye; aynen öyle bir kitap. İlk sayfalarda yazar olayları biraz yavaş anlatıyor, ancak ilerledikçe merak duygusunu uyandırmayı başarıyor. Hep bir sonraki sayfaya geçmek istiyorsunuz.
Şunu da belirtmek isterim: argo kelimeler hemen hemen her sayfada mevcut. Bu, kitabı okurken sizi rahatsız edebilir ya da etmeyebilir; ama bilerek kitabı açmanız daha sağlıklı olur.
Daha, Hakan Günday’ı ilk okuduğum kitabı oldu. Bitirdiğimde kendi kendime “keşke daha önce okusaydım” dedim. Elif Ablama bu kitabı hayatıma kattığı için gönülden teşekkür ediyorum. Kaç puan verirdiniz derseniz: 10 üzerinden 10.
Hakan Günday Daha’nın Uluslararası Başarısı ve Film Uyarlaması
Daha, Türkiye’de 2013’te yayımlandıktan iki yıl sonra Fransızcaya çevrildi. Jean Descat’ın Encore adıyla çevirdiği roman, Fransa’nın en prestijli edebiyat ödüllerinden biri olan Prix Médicis Étranger’i 2015 yılında kazandı. Bu ödül daha önce Türkiye’den yalnızca Orhan Pamuk’a, Kar romanıyla, verilmişti.
Fransız yayıncısı Galaade, Günday’ı “Türk yazarların yeni kuşağının kötü çocuğu” olarak tanımlıyor ve Encore için “muazzam bir anlatım yeteneği ile çağdaş dünyaya tavizsiz bir bakış” ifadesini kullanıyor.
👉 İlginizi çekebilir : Hakan Günday – Az Kitap Yorumu
2017 yılında roman, yönetmen ve oyuncu Onur Saylak tarafından sinemaya uyarlandı. Filmin senaryosunu Günday ve Saylak birlikte yazdı. Başrollerinde Ahmet Mümtaz Taylan, Tuba Büyüküstün ve Hayat Van Eck yer aldı. Film, 52. Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptı ve 12 Ocak 2018’de Türkiye’de vizyona girdi. 2020 yılında ise Netflix’e eklenerek 190’dan fazla ülkede izleyiciyle buluştu.
Filmi izleyip kitabı okuyacaksanız ya da tam tersi bir sıra düşünüyorsanız küçük bir not: kitap çok daha kapsamlı. Film, romanın yalnızca bir bölümünü kapsıyor ve devam filmi için kapı aralık bırakılmış durumda.
Hakan Günday’ın Diğer Kitapları
Daha, Hakan Günday’ın sekizinci romanı. Eğer bu kitap sizi de yakaladıysa, diğer eserlerine de göz atmanızı öneririm:
- Kinyas ve Kayra (2000): Türkiye’nin ilk yeraltı romanlarından. Yazarın imzasını attığı ilk büyük çıkış.
- Azil (2007): Deha ile delilik arasında gidip gelen bir karakterin psikolojik serüveni.
- Az (2011): Günday’ın daha kişisel ve içe dönük bir tonla yazdığı roman.
- Zamir (2021): Yazarın en güncel romanı. Farklı bir anlatı yapısıyla dikkat çekiyor.
Günday aynı zamanda senaryo yazarlığıyla da tanınıyor. Ödüllü dizi Şahsiyet‘in senaryosunu o yazdı; başroldeki Haluk Bilginer bu yapım sayesinde Uluslararası Emmy Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı.
Sonuç ve Tavsiye
Daha, kolay bir kitap değil. Ne konusu ne de anlattığı şeyler itibariyle. Ama eğer alışılmışın dışında bir okuma deneyimi arıyorsanız, sizi rahatsız eden ama düşündüren türden romanları seviyorsanız, bu kitap tam size göre.
Argo içerik konusunda hassasiyetiniz varsa önceden bilmenizde fayda var. Şiddet ve karanlık temalar konusunda da aynı şekilde. Ama bu unsurlar rastgele değil; romanın ruhuna hizmet ediyor.
👉 İlginizi çekebilir : Bekle Beni – Zülfü Livaneli: Aşkın ve Direnişin En Derin Romanı
Prix Médicis gibi uluslararası bir ödülü kazanmış, Netflix’te 190’dan fazla ülkede izlenmiş bir romanın Türk edebiyatından çıkması başlı başına anlamlı. Daha’yı okumak hem Gaza’yla hem de bu coğrafyanın ağır gerçekleriyle yüzleşmek demek. Kitabı bitirdiğinizde bir şeyler değişmiş olacak; tam olarak ne olduğunu söylemek zor, ama olduğunu hissedeceksiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Hakan Günday’ın Daha kitabı kaç sayfa?
Daha, Doğan Kitap tarafından yayımlanan 392 sayfalık bir roman. İlk baskısı Ekim 2013’te çıktı.
Daha romanı hangi temayı işliyor?
Roman; insan kaçakçılığı, göç, çocukluğun yitirilmesi ve bireyin koşullar tarafından nasıl şekillendirildiğini işliyor. Ana karakter Gaza’nın 9’dan 24 yaşına uzanan hikayesi üzerinden ağır etik sorular soruyor.
Daha kitabının film uyarlaması var mı?
Evet. 2017 yılında Onur Saylak tarafından sinemaya uyarlandı. Tuba Büyüküstün ve Ahmet Mümtaz Taylan’ın oynadığı film, şu an Netflix’te izlenebiliyor.
Hakan Günday hangi ödülü aldı?
Hakan Günday, Daha romanıyla 2015 yılında Fransa’nın prestijli edebiyat ödülü Prix Médicis Étranger’i kazandı. Bu ödülü Türkiye’den daha önce yalnızca Orhan Pamuk almıştı.
Daha kitabında argo ifadeler var mı?
Evet, romanda yoğun argo kullanımı mevcut. Bu, yazarın bilinçli bir dil tercihidir; ancak bu tür ifadelere karşı hassasiyetiniz varsa bunu göz önünde bulundurmanızda fayda var.
Daha, Hakan Günday’ın kaçıncı romanı?
Daha, yazarın sekizinci romanı. Kinyas ve Kayra’yla başlayan serüvenin ardından Zargana, Piç, Malafa, Azil, Ziyan ve Az’dan sonra kaleme alınan bu roman, uluslararası arenada Günday’ı en çok tanıtan eser oldu.
Bakış açım böyle. Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Belki benim göremediğim önemli bir noktayı siz fark etmişsinizdir. Aşağıya kısa bir yorum bırakın, birlikte tamamlayalım.
💬 Yorum bırak
Gökhan.Elif donanımlı bir kardeşim,insan hemen anlıyor.Ben de bu kitabı alayım.Fikrimi yeniden dönüp yazarım.Hayırlı akşamlar dileklerimle oğlum.Ece ablan.
Teşekkürler Ece Abla
Ben de çok merak ediyorum bu yazarı, Daha'yla başlasam nasıl olur diyordum olabilirmiş demek ki 🙂
Bence çok iyi olur 🙂
Hakan Günday müthiştir, müthiş!
Evet gerçekten öyleymiş 🙂
Kitabı okumadım ama yazarı nereden tanıyorum diye düşündüm daha önce görmüştüm aklım da kalmış facebook ta takip ettiğim kitap sayfalarından aklıma geldi bir ödül almıştı da tebriklerimizi sunmuştuk paylaşıma,oradan hatırladım. googledan tekrar bakayım dedim doğru hartırlamışım
Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen törende 2014 yılı Türk-Fransız Edebiyat Ödülünü almıştı. yolu başarıları daim olsun.
elim de sırasını bekleyen kitaplar var yoğunluktan okuyamadım:) bir yere not alayım bu kitabı da.
Evet abla ödül almıştı, çok güzel bir kitap abla…
Ben de ne zaman yazacaksın diye merakla bekliyordum Gökhan. Nihayet vakit bulmana ve beğenmene çok sevindim.
Hakan Günday popüler olma kaygısına düşmedi ve fabrikasyon bir yazara dönüşmedi; kim düştü derseniz; bakınız Elif Şafak ve Ahmet Ümit. Elif Şafak herkes tarafından tanınmadan önce muhteşem kitaplar yazdı, şimdi geçinmek için yazıyor..
Neyse, her kitabını okuyamadım Hakan Günday'ın. Favorim 2 tane; AZ ve Daha. Kinyas ve Kayra çok sevilir ama bende olmadı, akmadı kitap.
Öyle Soğuk Kahve, Elif Gibi Sevmek, Böğürtlen kışı filan seviyorsanız uyarayım; kalemi serttir, acımasızdır ama hakikattir. Her gün Bodrum sahillerine hala birkaç çocuk cesedi vururken ve o sahillerde her gece içkiler su gibi içilirken, DAHA mülteci meselesini olağanüstü bir netlikte ve aydınlıkta anlatıyor. Ben çok etkilenmiştim ama bazı yerlerde mideniz bulanır, bazı yerlerde ''Batsın bu dünya'' dersiniz..
Güzel sözleriniz için çok teşekkürler Ece abla ve Gökhan kardeşim. Mutlu seneler herkese.
Abla terkar teşekkür ederim, AZ adlı kitabını bende okuyacağım. Mutlu seneler.
Rica ederim Elif,yeni yılın sana güzellikler,sağlık ve mutluluk getirmesi dileğimle canım.Sevgiler.
Ödül alan bir kitap ben de çok merak edenlerdenim.Okumaya čalışacağım;)
Bence okumalısın abi, harika bir kjtap
Harika bir kitap,tüm okuyucularınıza keyifli okumalar…
Gerçekten harika bir kitap teşekkür ederim.
Gerçekten harika bir kitap teşekkür ederim.